Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılı üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık turizm verilerini açıkladı. Türkiye’nin turizmde pazar çeşitliliğini artırma, tanıtım gücünü geliştirme ve sektörün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirme çalışmalarına değinen Ersoy, turizm sektörünün değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetini geliştirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin farklı bölgelerini farklı mevsimlerde ve ziyaretçi gruplarıyla buluşturmak için çalıştıklarını belirten Ersoy, kültür ve arkeolojiden gastronomiye, spordan sağlığa, kongre turizminden doğa turizmine kadar geniş bir alanda ziyaretçilere seçenek sunduklarını kaydetti.
Bu çeşitliliğin değişen taleplere cevap verme kabiliyetini artırdığını vurgulayan Ersoy, “Bir pazarda hareketlilik yavaşladığında diğer pazarlardaki çalışmalarımızı yoğunlaştırabiliyor, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi gelişmelere göre yeniden planlayabiliyoruz. Bağışıklık kazanmak derken kastettiğimiz de tam olarak budur. Riskleri önceden görmek, etkilerini sınırlandıracak hazırlıkları yapmak ve ihtiyaç duyulan adımları zamanında atabilmek.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla yıl boyunca tanıtım faaliyetlerini sürdürdüklerini aktaran Ersoy, CNN International, BBC, Bloomberg, Euronews, Al Jazeera ve Eurosport gibi uluslararası yayın kuruluşlarında Türkiye’nin görünürlüğünü koruduklarını bildirdi.
Dijital kampanyalarla 74 ülkede 7,1 milyar gösterime ulaşıldığını belirten Ersoy, Türk dizilerinin uluslararası etkisini turizm tanıtımına taşıdıklarını ifade etti. Kapadokya, Bodrum, Güneydoğu Anadolu, İzmir, Ankara ve çevre iller ile Doğu Karadeniz’i konu alan mini dizilerin tanıtım çalışmalarında kullanıldığını aktaran Ersoy, 2025-2026 dönemindeki 10 mini dizinin toplam 10,5 milyar gösterim elde ettiğini kaydetti.
Turizmde ziyaretçilere sunulan seçenekleri artırmanın önemine işaret eden Ersoy, Geleceğe Miras Projesi, gece müzeciliği uygulaması ve Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yaklaşımın somut örnekleri olduğunu söyledi.
Ersoy, “Hedefimiz ülkemize yönelik talebi 81 ilimize yaymaktır. Ziyaretçilerimizin daha fazla şehrimizi tanımasını, daha uzun süre konaklamasını ve ülkemizin sunduğu farklı deneyimlerden yararlanmasını istiyoruz. Bunu sağladığı ekonomik kazanımın da yerel işletmelerimize, esnafımıza ve istihdama daha geniş ölçüde yansımasını amaçlıyoruz.” dedi.
Tanıtım ve ürün geliştirme çalışmalarını ulaşım imkanlarıyla birlikte ele aldıklarını belirten Ersoy, Türk Hava Yolları başta olmak üzere hava yolu sektörü ve tur operatörleriyle yakın temas halinde olduklarını bildirdi. Rezervasyon eğilimleri, uçuş planlamaları ve kapasite ihtiyaçlarının birlikte değerlendirildiğini aktaran Ersoy, Turizm Destek Paketi, istihdam desteği ve konaklama vergisindeki indirimle sektörün desteklendiğini ifade etti.
Önümüzdeki dönemde Amerika, Kanada, Çin, Asya, Afrika ve Avustralya başta olmak üzere büyüme potansiyeli yüksek pazarlardaki çalışmaları yoğunlaştıracaklarını belirten Ersoy, yeni direkt uçuşlar ve ilave koltuk kapasitesi oluşturulması için hava yolu şirketleri ve tur operatörleriyle iş birliklerini sürdüreceklerini kaydetti. Ersoy, yapay zeka uygulamalarından da daha etkin yararlanarak ziyaretçi tercihlerindeki değişimleri ve kampanyaların sonuçlarını yakından takip edeceklerini söyledi.
Turizm verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yılın ilk çeyreğinde hızlı bir başlangıç yapıldığını ancak mart ayından itibaren özellikle İran’da yaşanan savaşın etkilerinin ikinci çeyrek verilerine yansıdığını belirtti.
İkinci çeyrekte en kötü dönemin geride kaldığını ve toparlanmanın başlayacağını öngördüklerini hatırlatan Ersoy, üçüncü çeyrekte rezervasyon akışının hızla toparlandığını ifade etti.
İkinci çeyrekte yüzde 5,7 olan ziyaretçi sayısındaki düşüşün üçüncü çeyrekte yüzde 1’e gerilediğini bildiren Ersoy, ilk altı ayda yüzde 2,4 olan ziyaretçi sayısındaki düşüşün de ilk dokuz ay itibarıyla yüzde 1,7 seviyesine indiğini kaydetti.
Ersoy, “Buradaki toparlanmayla birlikte ilk dokuz aydaki toplam ziyaretçi sayımız 49 milyon 132 bin olarak gerçekleşti.” dedi.
İlk dokuz aylık dönemde Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkelerin sıralamasında Rusya Federasyonu’nun 5,70 milyon kişiyle ilk sırada, Almanya’nın 5,17 milyon kişiyle ikinci sırada ve Birleşik Krallık’ın 3,2 milyon kişiyle üçüncü sırada yer aldığını belirten Ersoy, ortalama kalış sürelerinde de olumlu seyrin sürdüğünü bildirdi.
2025 yılının ilk dokuz ayında 10,32 gün olan ortalama kalış süresinin 2026’nın aynı döneminde 10,34 güne yükseldiğini aktaran Ersoy, üçüncü çeyrekte de geçen yılın aynı dönemine göre artış kaydedildiğini ifade etti.
Turizmde kişi başı gecelik harcamanın en önemli göstergelerden biri olduğunu vurgulayan Ersoy, Türkiye’nin 2018 yılında niceliğin yanı sıra niteliğe de önem veren bir turizm stratejisine geçtiğini hatırlattı.
Konaklama dışı harcaması yüksek gelir gruplarını hedefleyen pazarlama stratejisinin sonuçlarının alındığını belirten Ersoy, 2017 yılında 58,9 dolar olan yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama gecelik harcamasının 2025’te 67,4 dolara, 2026’da ise 72,2 dolara yükseldiğini bildirdi. Bu grupta gecelik harcamanın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 arttığını kaydetti.
Yabancı ziyaretçilerin ortalama gecelik harcamasının 2017’de 82,9 dolar olduğunu, 2025’te 116,4 dolara, 2026’da ise 119,9 dolara çıktığını aktaran Ersoy, bu alanda yüzde 3’lük artış gerçekleştiğini belirtti.
Tüm ziyaretçiler birlikte değerlendirildiğinde 2017 yılında 75,8 dolar olan ortalama gecelik harcamanın 2025’te 103 dolara, 2026’da ise 107,7 dolara yükseldiğini ifade eden Ersoy, “Bu da geçen seneyle kıyaslandığında yüzde 4,6’lık bir artışa tekabül ediyor. 2017-2026 olarak baktığınızda da yüzde 42,2’lik bir artışa denk geldiğini görüyoruz.” diye konuştu.
Ziyaretçi sayısındaki toparlanma, ortalama kalış süresi ve kişi başı gecelik harcamadaki artışın turizm gelirlerine olumlu yansıdığını belirten Ersoy, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 25 milyar 526 milyon dolar turizm geliri elde edildiğini bildirdi.
Geçen yılın aynı döneminde 24 milyar 301 milyon dolar olan turizm gelirinin yüzde 5 arttığını kaydeden Ersoy, ilk dokuz aylık dönemde ise geçen yıl 50 milyar 79 milyon dolar olan gelirin 2026’da 51 milyar 278 milyon dolara yükseldiğini ve yüzde 2,4’lük artış kaydedildiğini ifade etti.
Ersoy, “Yani hem çeyreklik bazda hem de dokuz aylık toplamda Türkiye rekor turizm geliri elde etmiş oldu.” değerlendirmesinde bulundu.
Yılın son çeyreğinde de bölgesel gelişmelerin turizm sektörü açısından risk oluşturduğunu belirten Ersoy, İran Savaşı’nın yeniden hareketlenme ihtimali, Yemen üzerinden Suudi Arabistan’a yansıyan gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nda şehirleri hedef alan insansız hava aracı saldırılarının yakından takip edildiğini söyledi.
Buna karşın sektörle iş birliği içinde hareket ederek mevcut riskleri yönetebileceklerini düşündüklerini dile getiren Ersoy, yıl sonu beklentilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Ancak biz son çeyrekte de, ilk üç çeyrekte olduğu gibi sektörümüzle birlikte el ele vererek bunları yöneteceğimize ve 2025’in üzerinde 65 milyar doların üzerinde bir gelirle bu yılı kapatacağımızı öngörüyoruz.”
Ersoy, Türkiye’nin turizm potansiyeline, sektörün birikimine ve birlikte hareket etme gücüne güvendiklerini belirterek açıklamasını katılımcılara teşekkür ederek tamamladı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 karadenizpress.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.