Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin “tek millet, iki devlet” anlayışıyla güçlü bağlar üzerine kurulduğunu belirtti. Fidan, ilişkilerin Türk tarihinin yolculuğunu en ileri zirvelere taşıyan bir niteliğe sahip olduğunu ifade ederek, bu konudaki liderlikleri dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür etti.
Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümüne değinen Fidan, 108 yıl önce Kafkas İslam Ordusu’nun Nuri Paşa komutasında Bakü’nün kurtarılmasında Bakülü ve Azerbaycanlılarla birlikte önemli rol oynadığını belirtti. Fidan, vatanlarının bağımsızlığı uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve saygıyla andı.
Fidan, Bayramov ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdiklerini, ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildiğini aktardı. Aliyev’e Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını ve sevgilerini ilettiğini belirten Fidan, ikili ilişkiler ve bölgesel konularla ilgili Aliyev’in tecrübe ve vizyonunu dinleme fırsatı bulduklarını söyledi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin ilişkilerin önemli ayaklarından biri olduğunu ifade eden Fidan, karşılıklı yatırımların yanı sıra enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin de stratejik boyut taşıdığını kaydetti. Fidan, Bakü-Tiflis-Kars demir yolunu Orta Koridor’un en önemli bileşenlerinden biri olarak gördüklerini belirterek, bu hattın etkin şekilde kullanılmasını arzu ettiklerini dile getirdi.
Savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğine de değinen Fidan, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin müttefiklik seviyesine taşınmasıyla bu alanda güçlü bir zemin oluşturulduğunu belirtti. Silahlı kuvvetler arasında düzenlenen müşterek tatbikatlar, eğitim ve tecrübe paylaşımı faaliyetleri ile savunma sanayisi kuruluşları arasındaki iş birliğinin ortaklığın sahadaki somut yansımaları olduğunu ifade eden Fidan, “Önümüzdeki dönemde de bu alanlardaki çalışmalarımızı karşılıklı ihtiyaçlar ve imkanlarımız doğrultusunda ilerletmeye inşallah kararlıyız” dedi.
Karabağ’ın işgal altında bulunduğu yıllarda Türkiye’nin Azerbaycan’ın haklı davasını desteklediğini belirten Fidan, bugün önceliklerinin bölgede barış, istikrar ve refahın kalıcı şekilde tesis edilmesi olduğunu söyledi. Azerbaycan ve Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen gelişmeleri ve Azerbaycan’ın yapıcı tavrını memnuniyetle takip ettiklerini belirten Fidan, sürecin tamamlanmasıyla bölgede yeni bir iş birliği döneminin başlayacağına inandıklarını kaydetti.
Fidan, “Güney Kafkasya’nın çatışmalarla değil barışla, ulaştırma, enerji, ticari ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşliğin bu hedefe ulaşılmasında kilit rol oynamaya devam edeceğini belirtti.
Türk dünyası bakımından da önemli gündem başlıklarının bulunduğunu ifade eden Fidan, 29 Ekim’de Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısının, 30 Ekim’de ise teşkilatın 13’üncü zirvesinin Ankara’da liderlerin katılımıyla gerçekleştirileceğini bildirdi. Fidan, zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu güçlendirecek tarihi bir adım olarak değerlendirdi.
İran’la ilgili gelişmelerin de Türkiye ve Azerbaycan’ı yakından ilgilendirdiğini belirten Fidan, İran’ın güvenliği, istikrarı ve refahının bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın bir an önce diplomatik yollarla çözülmesini istediklerini belirten Fidan, “Son dönemde artan karşılıklı saldırılar barış çabalarına ciddi sekte vurmakta” dedi. Fidan, bölgedeki yönetimin bu eylemleri derhal sona erdirmesi gerektiğini ifade ederek, Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmesi ve savaş öncesi statükoya dönülmesi gerektiğini söyledi.
Krizin çözümü ve bölgede barış ile güvenliğin sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarını sürdürdüklerini belirten Fidan, Azerbaycan tarafıyla Rusya-Ukrayna savaşını ve savaşın bölgeye etkilerini de değerlendirdiklerini aktardı.
Çatışmaların devam ettiğini ve sivil kayıplar ile yıkımın her geçen gün arttığını belirten Fidan, savaşta yaşanan tırmanışın Karadeniz havzasını da ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Türkiye’nin savaşın başından bu yana Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdiğini ifade eden Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanması ve Karadeniz Tahıl Girişimi’nin hayata geçirilmesi sayesinde bu hedefte önemli ölçüde başarı sağlandığını kaydetti.
Son aylarda Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığını belirten Fidan, bu saldırıların can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi zarar verdiğini söyledi. Saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, hayatını kaybeden denizcilere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.
Fidan, savaşın Karadeniz’e yayılmasının ve vatandaşların hayatı ile şirketlerin faaliyetlerinin tehdit edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz” dedi. Gerekli siyasi iradenin ortaya konulması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde uzlaşı zemini yakalanabileceğine inandıklarını belirten Fidan, bir mutabakata varılması için son dönemde çabalarını artırdıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da başından beri vurguladığı üzere “en kötü barış bile savaşın kendisinden iyidir” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Fidan, Türkiye’nin barış için her türlü çabayı göstermeye devam edeceğini söyledi.
Fidan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin Türk dünyasına, Güney Kafkasya’ya ve geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlamaya devam edeceğine inandığını belirterek, Bayramov ve Azerbaycan heyetine teşekkür etti.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 karadenizpress.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.